İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/6929 K.2013/8867

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2009 tarih ve 2007/533-2009/858 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan…

Esas2011/6929Karar2013/8867Tarih2 Mayıs 2013Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/6929 E., 2013/8867 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2009 tarih ve 2007/533-2009/858 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ve diğer davalılardan ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını, görevlerinin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını,bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu,

26.06.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması konusunda karar verildiğini ileri sürerek fazaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ..., 09.02.2004-13.02.2004 tarihleri arasında dört gün süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını,

bu süre içinde hiçbir aktif görevde bulunmadığını ve hatta davacı şirketin şirketler grubunda yer alan (... medya grubundaki) işini kaybetmek korkusu ile bu görevi üstlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalılardan ..., 25.03.2003-13.02.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, kendisine teslim edilen kasa mevcudu olmadığını, hiçbir aktif görevde yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,

davacı şirketin 2003 yılına ait ticari defterlerinde kasa hesabının hiç çalıştırılmadığı ve 2003 yılı defterlerinde kasa mevcudunun 339.820,03 TL olarak 2004 yılına devredildiği ve yine dosyada mübrez kasa sayım ve tesellüm noksanları adı altındaki belgenin 31.12.2004 tarihli 178 nolu olarak tutulduğu ve kasa açığının 339.729,88 TL olarak dava dışı şirket ortakları cari hesabının borcuna virman yolu ile kaydedildiğinin anlaşıldığı,

davacı şirketin 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait genel kurul toplantısının yasal süresinde yapılmadığı ve 26.6.2007 tarihinde toplanan genel kurulun bu dönemlere ait bilanço kar ve zarar hesaplarını onaylamadığı, davacı şirkete ... tarafından el konduğu tarih itibarıyla yönetim kurul üyesi ve denetçi olmaları itibarıyla şirket kasasında kayden mevcut 329.726,88 TL’dan sorumlu tutulabilmelerinin mümkün görülmediği, davacı tarafın bu muhasebe girdileri içerisinde hangi davalının hangi işlemden sorumlu olduğu, hangi usulsüzlüğe neden olduğu, hangi işlemin geri dönmediği,

hangi usulsüzlükte imzasının olduğu hususlarını ortaya koyamadığı gibi bu konuda hiçbir somut veride sunmadığı, kaldı ki atanan kişilerin TTK. 317. maddeye uygun olarak atanmadıkları ve TTK. 312. maddeye göre atanan kişilerin pay sahibi olmaları gerekirken davacı şirketin bu madde hükmüne uygun olarak atamaları yapmadığı, davalıların yönetim kurulu üyeliği sıfatlarının dahi doğmayacağı, bu nedenle TTK.

336. maddeye göre sorumlu tutulamayacakları, zararın davalılardan kaynaklandığı davacı tarafça ispat edilemediği, TTK.

336. madde kapsamında davalıların durumları tartışıldığında ise, her ne kadar yönetim kurulu üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan sorumlu olacakları kusursuzluğun ispatı yönetim kurulu üyelerine ait ise de, kasa açığı nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı konusunda davalı yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri incelendiğinde kendilerine isnat olunan zarar verici işlemin yapıldığı sırada kayden görevde olmalarına rağmen yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bu kişilerin gerçekte yönetim kurulu üyeliklerinin dahi doğmadığı ve zararlandırıcı hangi işlemden sorumlu oldukları da davacı tarafça ispatlanamadığı,

davalıların Uzan ailesinin diğer şirketlerinin çalışanları durumunda olduğu, bu şirketlerden işten çıkarılma korkusu ile bu göreve getirilmeyi kabul ettikleri ve uzan grubu şirketlerde müstakil bir kasa hesabının da tutulmadığı, gruba ait tek kasa tek vezne uygulamasının bulunduğu, bu durumda da yöneticilerin kusurundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Anonim şirketlerde yönetim ve denetim kurulu üyeleri görevleri sırasında sebep oldukları zarardan dolayı şirkete, pay sahiplerine ve üçüncü kişilere verdikleri zarardan dolayı sorumludurlar. Sorumluluğun doğması bakımından öncelikli koşul, zararın olmasıdır.

Zarar gören, bu zararının varlığını kanıtlamalıdır. Zararın varlığı sabit ise, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ancak kendilerine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak bu sorumluluktan kurtulabilirler.

Somut olayda da davacı şirket vekili, önceki dönemde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüş, hangi eylemleriyle zararın doğduğunu dilekçesinde denetim kurulu raporuna atıf yaparak açıklamıştır. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ettiği gibi, bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde dava dilekçesinde ve ekinde bulunan denetim kurulu raporundaki davalılara atfedilen işlemlerin şirketi zarara uğratan işlemler olup olmadığı denetime uygun şekilde incelenmemiş, genel ifadelerle yetinilmiştir.

O halde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınarak, aralarında işletme konusunda uzmanların bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, tarafların iddiaları ve savunmalarını karşılayan ve denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

3-Ayrıca, 5411 sayılı Kanunun 133/son maddesi hükmü uyarınca temyiz eden ...’nin maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temlik alan davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temlik alan davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6929, K. 2013/8867, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6929
Karar No
2013/8867
Tarih
2 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/6942 K.2013/9417
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/6943 K.2013/5440
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/6949 K.2013/5438
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/6961 K.2013/5441
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/6962 K.2013/9766
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/6982 K.2013/8997

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.