KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/696 E., 2012/8435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Emirdağ Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2010 tarih ve 2008/603-2010/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri ekstra sigorta poliçesi ile sigortalı kiralık işyerinin 06/03/2008 tarihinde su vanalarının patlaması nedeniyle hasara uğradığını, müvekkilinin 4.260,00 TL tadilat masrafının davalı tarafından sözlü olarak hasarın kar ağırlığından oluşması nedeniyle, yazılı olarak bina dışında bulunan zeminde oluşan hasarın teminat dışında kaldığından bahisle karşılanmadığını ileri sürerek, 4.260,00 TL'nin 06/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın kar ağırlığı nedeniyle olduğundan sigorta kapsamı içerisinde kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, olay tarihlerinde yağan kar miktarının tespit edildiği, hasarın taraflar arasında yapılan sigorta kapsamı içerisinde kaldığı, hasar bedelinin 4.259,98 TL olduğu, ihbar süresinden bir ay sonra temerrüt oluştuğu gerekçesiyle 4.259,98 TL'nin ve 06/04/2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nun uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/696, K. 2012/8435, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama