KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6965 E., 2012/14515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2006/242-2010/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı Banka ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, 04/07/2006 tarihlerinde müvekkillinin davalı Banka nezdindeki hesabından toplam 6.100,00 TL tutarındaki paranın müvekkillinin bilgisi dışında davalı ...’na havale edildiğini, bu paranın ödenmesi için bankaya başvurulmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden, davalı ...’nin banka çalışanı olmasından dolayı ve diğer davalının da sorumlu olduklarını ileri sürerek 6.100,00 TL’nın tazminatın 04/07/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka ve ... vekili, zararın davacı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı oluştuğunu, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davalı Banka'nın meydana gelen işlemlerden sorumlu olduğu, davalı ...’in sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalıya karşı açılan dava atiye terk edildiği, manevi tazminat istem şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 6.100,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, davalı ...’e karşı açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına ve davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Banka ve ... vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak, hesabından sahtecilik sonucu para çekilen ve bu sebeble anılan tarihten itibaren faiz talep etme hakkını haiz bulunan davacı davadan önce çektiği ihtarla verdiği atıfet mehli tarihine göre temerrüt faizi talebinde bulunduğu halde mahkemece dava tarihinden itirabaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6965, K. 2012/14515, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama