KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7038 E., 2012/14142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2002/262-2004/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurt Bank A.Ş. İzmit şubesinde hesap açtırdığını, bankaya el konulması sonucu kendisine verilen hesap cüzdanının dikkatli incelenmesi ile Yurt Security Off Shore Ltd. Şti.'ne ait hesap cüzdanı olduğunu, müvekkilin Yurt Bank A.Ş tarafından mevduatının off shore hesapta değerlendirileceğine dair yazılı olarak uyarılmadığını, müvekkili mevduatının off shore hesaplarda da bulunmadığını, Yurt Bank A.Ş.'nin Sümerbank ve akabinde Oyakbank'a katıldığını, Tasarruf Sigorta Fonu'nun doğrudan sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek 2.512.158.368 TL'nın davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davada husumetleri olmadığı savunmaları ile davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia ve savunmalara göre davacının Yurt Security Off Shore Ltd.'e başvurmadan doğrudan davalıları hasım göstererk dava açmasının erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7038, K. 2012/14142, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama