KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7087 E., 2011/7469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2010 tarih ve 2010/986-2010/986 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden .borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, ihtiyati hacze konu senedin müvekkillerinin rızası hilafına doldurulduğunu, ödememe protestosu öncesi kendilerine ihbarname gönderilmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir
Alacaklı vekili, borçluların itirazının İİK’nun 265. maddesinde sayılı sebeplerden olmadığını savunarak,itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz kararına karşı itiraz üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, itirazların reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir.
HUMK.nun 388 nci maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur.
Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428 nci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, itiraz edenler (borçlular) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7087, K. 2011/7469, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama