KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7361 E., 2012/14519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2010/1951-2011/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklı olduğu 5.000,00 TL bedelli senedi tahsil için davalı bankaya verdiğini, ancak senedin davalı tarafça kaybedildiğini, dava konusu senedin zayi olduğunun mahkemece tespit edildiğini, senedin keşidecisi aleyhine başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, davalının vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediği gerekçesiyle senet bedelinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline karşı dava açılabilmesi için öncelikle senet borçlularının tümüne başvurulması gerektiğini, bir sonuç alınamazsa müvekkiline dava açılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, vekil konumunda olan davalı bankanın senedin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, davacının gerek senet borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun vade tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerektiği, keşideci aleyhine girişilen icra takibinde, borçlu adına ödeme emrinin tebliğ edilemediği, bilahare davacının borçlu ve cirantalar aleyhine icra takibine devam etmeksizin davalıdan talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7361, K. 2012/14519, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama