KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7405 E., 2012/14996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/127-2010/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nun Zirvem İthalat İhracat Paz. ve Tur. San. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, şirketin iki ortaklı olmasına rağmen müvekkiline usulüne uygun çağrı davetiyesi gönderilmeden 06/04/2009 tarih 2009/1 nolu genel kurul kararı alındığını, bu kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu kararın iptaline ve davalı tarafından şirket adına yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın alınmasından itibaren 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, esasa ilişkin olarak da davacıya usulüne uygun davetiyenin çıkarılmasına rağmen davacının icab etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 536/3. maddesine göre pay ve paydaş çoğunluğu olmadan tek bir ortağın genel kurul oluşturmasına ve genel kurul sıfatı ile karar vermesine imkan bulunmadığı, alınan kararın yoklukla malul olduğu, bu itibarla davanın açılmasında zamanaşımının söz konusu olmadığı gerekçesi ile Zirvem İthalat İhracat Paz. San. Tic. Ltd. Şti. nin 06/04/2009 günlü 2009/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere dava usulsüz çağrıya dayalı olarak ortaklar kurulunda alınan kararın iptaline ilişkin olarak açılmıştır. Mahkemenin davayı kabul gerekçesinin aksine çağrıdaki usulsüzlük tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmayıp sadece iptal davası açma hakkı verir ise de; somut uyuşmazlıkta davacının daha önce bildiği ve tebligat yaptırdığı adrese çağrı yaptırmayıp başka adrese yaptırması karşısında alınan kararın iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun kabulü gerektiğinden ve bu gerekçeyle de verilen karar davalı şirket bakımından sonucu itibariyle doğru bulunduğundan bu davalı hakkındaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Diğer davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, davanın, davalı şirketin ortaklar kurulu kararının iptali davası olmasına ve bu davanın sadece şirkete yöneltilebilecek olmasına göre, mahkemece diğer davalı hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın bu davalı bakımından da kabulü doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7405, K. 2012/14996, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama