KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/745 E., 2011/1332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2010 tarih ve 2010/1007 - 2010/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, müvekkili bankanın, kredi müşterisi olan KRP Fidancılık San. ve Tic. A.Ş. lehine borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilere ilişkin düzenleme şeklinde para borcu ikrarına havi senet ve alacağın tasfiyesi sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye rağmen ödemelerin yapılmadığını ve alacağın muaccel hale geldiğini, hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl borçlu KRP Fidancılık San. Tic. A.Ş. ile ihtiyati haciz talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin protokol düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, üçüncü kişiye karşı açtığı kredinin kefili olduğu çekişmesizdir. İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz. Mahkemece bu husus nazara alınarak ihtiyati haciz kararı vermek gerekirken ancak bir menfi tespit davasında tartışılması gereken hususlar gerekçe yapılarak talebin reddine karar verilmesi bozumayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/745, K. 2011/1332, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama