KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7513 E., 2012/14514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesi)
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2010/611-2010/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının kendisine ait aracı davalının işlettiği hastaneye tahsis edimini üstlendiğini, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, 4.000.000.000 TL ücret ve prim alacağı ile 5.154.257.700 TL araç hasar bedeli olmak üzere 9.154.257.700 TL, donanıma katılma ücreti olan 4.500 DM ve cezai şart olarak 5.000 DM olmak üzere toplam 9.500 DM alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, karşı dava açarak, donanım bedeli ve cezai şart toplamı olan 500 Euro'nun faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan 8.475,00 TL alacağının olduğu, davalının davacıdan alacağının olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 8.475,00 TL’nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davacı ...'ın maliki olduğu aracını, ambulans aracı olarak davalı şirketin hizmetine sunmasına ilişkin karşılıklı edimler içeren sözleşmeye dayalı alacak, cezai şart ve tazminat istemlerine; karşı dava, donanım bedeli ve cezai şart toplamı olan 500 Euro'nun faiziyle tahsiline ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, “Hükme esas bilirkişi asıl ve ek raporunda davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, mehil vermesi gerekip gerekmediği üzerinde durulmadan ve tartışılmadan sözleşmenin yüzeysel ve lafzi yorumu ile davacının istek kalemlerinin bazıları için hak ettiği sonucuna varılması eksik incelemeye dayalı olup, bunun somut kanıt ve gerekçeleri gösterilmiş değildir. Mahkeme gerekçesinde de, çekişme noktası üzerinde tartışma ortaya konmamıştır. Bu itibarla, davalı savunması ve kanıtları üzerinde yeterince durulması, davanın BK' nun anılan hükümleri
çerçevesinde ele alınıp, tartışılması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,……” denilmesine rağmen, mahkemece bozmadan sonra alınan ve hükme esas alınan aynı nitelikteki 2.bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi, düzenlenen iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden de asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7513, K. 2012/14514, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama