KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7526 E., 2012/14735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2010/568-2011/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin % 7,5 oranında 2900 adet B grubu hissesine sahip iken Aydın 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1734 esas sayılı takip dosyasında usulsüz yapılan işlemlerle hisselerinin satıldığını, 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan ihalenin feshi davasında hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, davalı şirket tarafından Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne yazılmış olan 31.10.2002 tarihli belgenin aslı olmadığı gibi imzanın da kendisine ait olmadığını, bu belgenin fotokopisinin Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı dosyasına ibraz edilerek kullanılmak istendiğini ileri sürerek, 31.10.2002 tarihli belgenin aslının olup olmadığının tespiti ile aslı olmaması halinde evrak niteliği bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı H.Peter Laub'un hisselerinin Muharrem Balat'a devrine ilişkin 31.10.2002 tarihli izin talep yazısının Hazine Müsteşarlığı Genel Müdürlüğünden talep edildiğini, müvekkilinin bu tespit davasında hasım sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının şirkete ortak olmadığından, dava açmada menfaatinin olmadığını, açmış olduğu ihalenin feshi talepli davanın halen sonuçlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından mahkemede kullanılan ve Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne yazılmış olan 31.10.2002 günlü belgenin aslının bulunmadığının tespitinde davacının güncel bir tehlike içinde olmadığı dikkate alındığında, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, tespit davasının eda davasının öncüsü olup davacı tarafından, davalı aleyhine açılan bu tespit davasından sonra açılacak bir eda davasının varlığı ileri sürülmediği gibi davacı aleyhine açılacak davalarda da bu belgenin kullanılması halinde, sahteliğinin ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7526, K. 2012/14735, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama