KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7654 E., 2012/14893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/282-2010/768 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiliyle davalı arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi gereğince davalı tarafça düzenlenen sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacaklarının müvekkiline ödenmediğini, 43.005,51 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı şirket adına sigorta poliçesi düzenlemediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacı şirkete ait ticari defterlerin münhasır delil olarak kabul edildiği ve yapılan incelemede davalının davacı şirkete 30.682,45 TL borcu olduğunun anlaşıldığı, söz konusu alacak miktarının belirlenebilecek nitelikte ve likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 30.682 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına ve davalının asıl alacağın %40’ı olan 12.272,98 TL icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta şirketi tarafından kendi acentesi hakkında prim alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile davalı arasında acentelik sözleşmesi tanzim edildiğini ancak davalı tarafından sigorta poliçeleri düzenlenmesine karşın prim alacaklarının ödenmediğini belirterek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara dayanak olarak taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının ticari defterlerinin münhasır delil olarak kabul edilmesi gösterilmiştir. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin eki mahiyetinde ya da bağımsız olarak münhasır delil sözleşmelerinin yapılması halinde sözleşmeye konu delillerin incelenmesi yanında karşı
tarafça sunulan delil ve itirazların da incelenip değerlendirilmesi esastır. Her ne kadar somut olayda davalı tarafından kendisine verilen süre içinde delil listesi verilmemişse de, davalı, gerek cevap dilekçesinde ve gerekse duruşmadaki beyanlarında, davanın reddi ile birlikte dava ve icra takibine konu olan poliçe ve tahsilat makbuzlarının kendisi tarafından düzenlenmediğini savunmuş ve poliçelerin incelenmesini talep etmiştir.
Bu durumda icra takibinin, davanın ve özellikle davalının savunma kurgusunun temelini oluşturan poliçeler ve varsa tahsilat makbuzları incelenmek suretiyle davaya konu olan alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile yetinilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7654, K. 2012/14893, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama