KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7659 E., 2011/17229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2009 tarih ve 2004/520-2009/556 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından işletilen otel içerisinde bulunan işyerinin fotoğrafçılık yapmak üzere müvekkili tarafından kira sözleşmesiyle kiralandığını, kira akdinin yenilenmesine ve kira bedelinin ödenmesine rağmen müvekkili işyerindeki eşyaların kırılarak davalı tarafından otel dışına çıkartıldığını ve kiraya konu işyerine girişlerinin haksı olarak engellendiğini ileri sürerek, eşyalara verilen zarar olarak 2.100,00 TL, munzam zarar olarak 70.000,00 TL ve 13.500,00 TL ödenmiş kira tutarı olmak üzere toplam 85.600,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kira sözleşmesinin fesih nedeni olarak davalı tarafından ileri sürülen hususların aksinin davacılardan şirket tarafından ispatlanmadığı ve davacılardan gerçek kişilerin sözleşmenin tarafı olmadıklarından aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası kira sözleşmesine konu yere davacıların girişinin davalı tarafından engellenerek eşyaların tahrip edildiği iddiasıyla munzam zarar ve eşya bedelinin tazmini ile ödenen kira tutarının istirdadı istemlerine ilişkindir.
TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Somut olayda davaya konu tazminat istemlerinden olan kira sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat talebi açısından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği savunmasını ispat yükü davalı kiralayanda olup, mahkemece ispat yükü ters çevrilerek davacı kiracıdan haklı neden olmadığını ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, dava konu istemler arasında bulunan kiralanan yerdeki eşyaların davalı tarafından kırılarak dışarıya çıkartıldığı yönündeki iddia ve tazminat istemi hakkında mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmaması da yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, kira sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği savunmasını ispat yükünün kiralayan tarafta olduğu gözetilerek taraf delillerinin toplanması ve davaya konu istemler açısından kiralanan yerin tabi bulunduğu hukuki mevzuat da gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7659, K. 2011/17229, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama