KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7709 E., 2012/16048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/02/2011 tarih ve 2008/306/2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkilinin tanınmış “Saray” markası ile iltibas yaratacak düzeyde, esas unsuru “Saraylızade” ibaresi olan markanın tescili için diğer davalı TPE nezdinde müracaatta bulunduğunu, bu başvuruya karşı davalı TPE nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini ileri sürerek, 2008-M-4122 sayılı TPE YİDK kararının iptaline, davalı şirketin TPE nezdinde 23.07.2008 tarih ve 2006/65588 kod numarası ile işlem gören “Saraylızade” marka başvurusunun tümü ile reddine, marka başvurusu tescil edilmiş veya dava aşamasında tescil edilirse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile davalı başvurusunun genel izlenim itibariyle birbirinden farklı olduğunu, davacı şirkete ait markalardan farklı mal ve hizmetleri kapsadığını ve bu nedenle iltibasa yol açmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, Saraylızade ibaresinin davalı şirketin hem markası hem de ticaret unvanı olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını, davacı şirketin markalarını gıda sektöründe kullandığını, müvekkilinin ise sadece halı ve mobilya alanında faaliyet gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli ''Saray'' markası ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b bendi anlamında iltibas bulunmadığı, hükümsüzlük talebi bakımından davacının markası dikkate alınarak yapılan değerlendirmelere göre; davacının ''Saraylı'' ibareli markası ile davalı markasının benzer olduğu, ancak markaların ilgili olduğu emtialar benzer olmadığından iltibas tehlikesi bulunmadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
davacı tarafça emsal olarak gösterilen Ankara 2. FSHHM’nin 2008/14 E. 2009/7 K. sayılı ilamının kesinleştiğine dair bir bilgi bulunmadığı, ayrıca anılan davanın emtia listesinin eldeki dava konusu markadan farklı olduğu, davacının Saraylı ibareli markasının tanınmışlığına dair iddia ve belge de bulunmadığından, davalı markasının hükümsüzlüğüne gerekçe teşkil edemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacı adına tescilli ''Saray'' markası ile dava konusu başvuruyu oluşturan ''SARAYLIZADE' ibaresi benzer nitelikte işaretler olup, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi yerinde değilse de, söz konusu benzerliğin davalı başvurusunda yer alan malların ortalama alıcıları nezdinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açmayacağının bilirkişi raporunda belirtilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7709, K. 2012/16048, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama