KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/773 E., 2011/4476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 gün ve 20 06/691-2008/266 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.09.2010 gün ve 2008/13354-2010/9080 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Halkbank A.Ş.’nin birleşme suretiyle devraldığı Pamukbank T.A.Ş.’nin 1700 adet intifa senedinden 2 adedinin sahibi olduğunu, kuruluşundan 1988 yılı sonuna kadar 54 yıl süre ile kurucu hisse senedi sahiplerinin hissesine isabet eden kâr payını dağıtan Pamukbank T.A.Ş.’nin 1988 senesinden sonra kâr payını ödemediğini, 1996-2000 yılları arası kâr payı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, 19.06.2002 tarih ve 403 sayılı TMSF Yönetim Kurulu kararı ile Pamukbank T.A.Ş. hisselerinin tamamının devralındığını, banka zararının ortakların bankadaki haklarını temsil eden öz kaynakların çok üstünde olduğunu, kâr payı talep edilen dönemlere ilişkin bankanın zararı olup gerçekte kârının bulunmadığını, bilançolarda gösterilen kârın fiktif olduğunu savunarak, davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece , Pamukbank T.A.Ş.’nin dava konusu döneme ait bilançolarının yöntemine uygun oluşturulmadığı, dönem sonlarında mali tabloların fiktif olarak gösterildiği, bankanın kurucu hisse senedi sahiplerinin kâr payı istemelerinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle kötüniyet tazminatı istenemeyeceği sonucuna varılarak, davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/773, K. 2011/4476, 15 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama