KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7749 E., 2011/10689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 gün ve 2007/5-2009/20 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/03/2011 gün ve 2009/8227-2011/2087 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1980 yılından bu yana “Tunç Dershanesi” adıyla dershanecilik alanında faaliyette bulunduğunu, dershanenin, maliki ...’un vefatından sonra mirasçılarınca müvekkiline devredildiğini, devirde davalı şirket ortağı ve temsilcisi Mehmet Tunç’un da imzasının bulunduğunu, müvekkilinin, ana unsuru “Tunç” ibaresi olan ticaret unvanının 1986 yılında tescil edildiğini, 1995 yılında “Şekil + tunç dershanesi” markasını 16. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini,
müvekkili şirkette 1995 yılına kadar ücretli çalışan Mehmet Tunç’un ayrıldıktan sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurarak “Tunç” ibaresini 2003 yılında 16, 41 ve 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, kullanılan ibarenin müvekkilinin marka ve tescilli unvanıyla iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka ve unvanının ana unsuru olan “Tunç” ibaresinin davalı tarafından haksız kullanıldığının tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, davalı şirket unvanında yer alan “Tunçfen” ibaresinin terkinine ve basılı evrak ve tabelalardan silinmesine,
5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanını 1995 yılında tescil ettirerek kullanmaya başladığını, kullanımın tescilli unvan ve markaya uygun olduğunu, davada ileri sürülen bir kısım istemlerin daha önce dava konusu edildiğini ve istemlerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7749, K. 2011/10689, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama