KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7870 E., 2012/14259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/151-2010/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili adına tescilli ve tanınmış “GOLL” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “COLL” ibaresini aynı ve benzer emtialarda kullanmak üzere marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, bu hususta yaptıkları itirazın diğer davalı TPE’nce kesin şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE.YİDK’nun 14.06.2005 tarih ve M-2062 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına yapılan başvuru tescil edilmiş ise tescilin iptali ile markanın sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akyiğit Tekstil A.Ş. vekili, tarafların markaları arasında bir benzerliğin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve sadece kendi mağazalarında satıldığını, bu nedenle de tüketicilerce karıştırılmasının mümkün olmadığını savunmuş, davalı TPE Başkanlığı vekili de benzer savunmalarla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davalının çekişmeli işaret ve malları yönünden kullanımla ayırtedicilik sağlandığını kabule yeterli kanıt bulunmadığı, davalıya ait önceki tarihli ''Coll'' asıl unsurlu markaların çekişmeli mallar yönünden davalı yararına kazanılmış hak sağlamadığı, davacı markalarının tanınmışlığının kabulüne yeterli kanıt ve belge sunulmadığı, başvurunun davanın açılmasından sonra tescil edilmiş olmasına göre hükümsüzlük istemi bakımından da karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile gerekçeli kararda kısmen iptaline karar verilen YİDK karar numarasının 2005-M-2062 olmasına rağmen, 2005-M-2026 olarak yazılmış olmasının mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde bulunmasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7870, K. 2012/14259, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama