KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/792 E., 2011/6415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 tarih ve 2007/68-2007/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından tasarlanan ve TPE nezdinde 13.01.2005 tarihinden itibaren tescil edilerek koruma altına alınmış bulunan “Superium” adlı tasarımın aynısının davalı tarafından da tescil ettirilmiş olduğunu, ancak davalıya ait tescilin müvekkiline ait tasarımın aynısı olması ve müvekkiline ait tasarımın davalı tasarımından önce kamuya sunularak tescil edilmiş bulunması nedeniyle davalıya ait tescilin yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin olmadığını ileri sürerek,
asıl davada davalıya ait endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalıların müvekkiline ait ürünün taklidini izinsiz olarak üreterek haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek, müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden davalı eylemlerinin durdurulmasına,
500,00’er YTL maddi, yoksun kalınan kazanç ve itibar tazminatı olmak üzere toplam 1.500,00 YTL maddi ve 20.000,00 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, taklit ürünlere ve bu ürünlerin imalinde kullanılan aletlere el konularak imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl davada, davaya konu tasarımın müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, bu nedenle müvekkili ...’e husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığını, davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği olmadığını savunmuş; birleşen davada ise müvekkillerinin dava konusu ürün üzerinden yürüttükleri ticari faaliyetin geçerli bir endüstriyel tasarım tesciline dayandığını, bu nedenle hukuka uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2005/4467-5 ve 6 nolu tasarımların davacıya ait tekli tasarımla benzer oldukları, davacı tasarımının başvuru tarihinin daha önce olması nedeniyle davalıya ait sözkonusu tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olmadıkları, dava konusu diğer tasarımların davacı tasarımıyla bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile 2005/4467-5 ve 6 nolu
tasarımların hükümsüzlüklerine, dava konusu diğer tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin istemin reddine, tasarım hükümsüzlüğüyle ilgili hükmün ilanı zorunlu olmadığından bu istemin reddine, davalı ...’in davaya konu tasarımın maliki olmadığından tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle anılan davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, birleşen davada ise davalı ... Ltd.Şti.’nin davaya konu tasarımların tescilli maliki olduğu, bu nedenle tasarımları kullanmanın ve bundan kaynaklanan hakları ileri sürmenin anılan davalı ... izin verdiği üçüncü kişilerin yasal hakkı olduğu, anılan davalının tasarımı kötüniyetli olarak tescil ettirdiği yönünde bir delil de elde edilemediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... asıl dava davalıları vekillerinin asıl ve birleşen davalarda verilen kararlara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava davalıları Aras Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti. ve Altınyıldız San.ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin temyiz itirazına gelince; birleşen dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bu istemler esasen ayrı ayrı davalar olup, aynı davada görülmesi davaların bağımsızlığını etkilemeyeceğinden bu durumda her dava için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekmektedir.O halde mahkemece, birleşen davada istenilen maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddinden dolayı her istem için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş olup,
kararın bu nedenle birleşen dava davalıları yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden birleşen davada verilen kararın anılan yönden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/792, K. 2011/6415, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama