KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7949 E., 2012/14730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/368-2010/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...’den olan alacağına ilişkin olarak yaptığı icra takibinin kesinleştiğini ve borçlunun ortağı bulunduğu diğer davalı şirketteki hisseleri üzerine haciz konulduğunu, davalı şirkete ve tüm ortaklara noter aracılığıyla şirketin feshinin ihbar edildiğini ve yasanın aradığı altı aylık süre geçmesine rağmen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, davalı limited şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı ortak aleyhine yaptığı icra takibinin kesinleştiği, diğer ortak ve şirkete fesih ihbarında bulunulduğu, yasal sürenin dolmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket ve ortaklara ait SGK kayıtları ve borç durumları, haciz kararları, feshi ihbarlar ve ticari kayıtlar incelendiğinde davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7949, K. 2012/14730, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama