KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7983 E., 2012/15632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2007 tarih ve 2006/304-2007/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “Kızılay A/30” markası altında iskambil kağıdı üreterek sattığını, müvekkili kurumun tüzüğünün 3. maddesinde “Kızılay” isminin başkaları tarafından ticari, sınai veya başka herhangi bir amaçla kullanılamayacağının öngörüldüğünü, 556 sayılı KHK'nin 7/h maddesi uyarınca da davalının söz konusu ibareyi kullanmasının mümkün olmadığını, davalının müvekkilinin isim ve alametini taklit ederek haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne, 1.000 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına tescilli bir markanın bulunmadığını, ayrıca davacı ile müvekkilinin benzer faaliyetlerinin de söz konusu olmadığını, dolayısıyla müvekkili adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, 556 sayılı KHK'nin 7/h maddesinin de hükümsüzlüğü istenen markanın tesciline engel oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK'nin 7/1-h maddesi ile 12.08.1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi'nin 38. maddesi ve Kızılay Derneği Tüzüğü'nün 3. maddesi birlikte değerlendirildiğinde “Kızılay” isim ve ambleminin ticari ve sınai amaçla kullanılamayacağı, kaldı ki ülkemizde oyun kağıdı ithal ve imal işinin bir dönem davacı tarafından yapıldığı, dolayısıyla anılan KHK'nin 8/3 maddesinin de davalı markasının tesciline engel oluşturduğu, tescilli bir markanın varlığı halinde haksız rekabetten söz edilemeyeceği, bu nedenle tazminat isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7983, K. 2012/15632, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama