KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8282 E., 2012/14908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2010 tarih ve 2009/510-2010/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşıma şirketi tarafından işletilen otobüsün içinde yolcu olarak bulunmaktayken 29/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ağır yaralandığını, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürerek, 100 TL tedavi gideri ile 7.400 TL maluliyet sebebiyle maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile geçici iş görmezlik ve sürekli maluliyet nedeniyle talep ettiği tazminatı 125.000 TL’ye, tedavi giderleri ilişkin talebini ise 4.250 TL’ye yükseltmiş, davalı taşıma şirketi hakkındaki davasından ise feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, meydana gelen zararın öncelikle aracın zorunlu koltuk ve zorunlu taşımacılık sigortacısından talep edilmesinin gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının geçirdiği trafik kazası sonucunda altı ay geçici maluliyet ve % 43 oranında kalıcı maluliyet oluşturacak şekilde yaralandığı, meydana gelen kazada araç sürücüsünün % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı için yapılan toplam tedavi giderinin 5.000 TL, geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyetten kaynaklanan zararın ise 143.292 TL olduğu, bu hususta araç sürücüsünün kusur oranının dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüyle davacının geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyetinden doğan maddi zararları sebebiyle 125.000 ve tedavi giderlerinden doğan zararları sebebiyle 4.250 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yolcu olarak içinde bulunduğu otobüsün yaptığı trafik kazası sonucunda yaralanması nedeniyle uğranılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşıma şirketi tarafından işletilen otobüsün içinde yolcu olarak bulunmaktayken 29/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ağır yaralandığını, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın davacı vekili, 16.02.2010 tarihli oturumda davalı Lüks Konya Tur Ltd. Şti. hakkında açılan davadan feragat ettiğini imzalı beyanı ile bildirmiştir.
Davadan feragatin diğer borçlulara sirayeti, 818 sayılı BK'nın 145 ve devamı maddeleri ile düzenlenmiş olup, BK'nun 147/2. maddesi hükmüne göre alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde, bu fiilin neticelerine şahsen katlanmak durumundadır.
Ancak BK'nın 145/2 maddesi hükmüne göre, borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuş ise, diğer borçlular bundan, ancak halin veya borcun mahiyetinin elverdiği oranda yararlanabilirler. Yine BK'nın 147/1. maddesi hükmüne göre, diğerlerine rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Burada, ifada bulunan müteselsil borçlunun alacaklıya halef olması hali düzenlenmekte olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere, alacaklının müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmesi, alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle olması durumunda, diğer müteselsil borçlular o ödeme oranında borcun sona ermesinden yararlanırlar.
Somut olayda iddianın ileri sürülüş şekli açısından davalılar arasında müteselsil borç ilişkisinin bulunduğu sabit olup, mahkemece yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde davacı tarafça yapılan davadan feragat işleminin diğer davalıya sirayet edip etmeyeceği hususu tartışılıp değerlendirilmiş değildir. Bu itibarla, zarar sorumlusuna karşı açılan davadan feragat halinde feragatin zarar sorumlusunun eylemlerini sigorta örtüsü altına alan sorumluluk sigortacısına da sirayeti hususu üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken değinilen husus irdelenmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8282, K. 2012/14908, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama