KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8480 E., 2012/17010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 tarih ve 2007/74-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Sürmene Şubesi'nde bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında toplam 13.856 TL'nın internet bankacılığı yoluyla dava dışı kişilerin hesaplarına aktarıldığını, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmetinin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, davacıya internet bankacılığı kullanım esaslarına ve güvenliğine ilişkin uyarıların yapıldığını, olayda davacının kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, davacının banka hesabından bilgisi dışında internet yoluyla üçüncü kişilerin para çekmesini engelleyecek yeterli güvenlik önlemlerini almadığı ve bu nedenle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.856 TL'nın 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin ticari faizi kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa avans faizi nispetinde temerrüt faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8480, K. 2012/17010, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama