KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8506 E., 2011/8977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2011 tarih ve 2011/79-2011/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, davalıların borçlusu ve kefili oldukları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun hesap kat ihtarına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, kefillerden ...’in adresinin sözleşmede yer almadığı, hesap kat ihtarının bizzat kendisine tebliğ edilmemiş bulunması ve gerçek adrese tebligat çıkartıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle bu borçlu hakkındaki talebin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın muaccel olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki genel kredi sözleşmesinden doğmuş olup, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını muaccel kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ihtarname ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir tebligatla da hesap kat ihtarını borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir. Keza, aynı adrese mahkemenin gerekçeli kararı da tebliğ edilmiş durumdadır.
Bu durumda, alacağın muaccel hale geldiği değerlendirilerek borçlulardan ... hakkında da ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8506, K. 2011/8977, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama