KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8669 E., 2012/14682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2010/53-2010/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.10.2008 tarihli 2008/61664 sayılı “FOREVER FRESH” ibareli, 29. ve 31. sınıf ürünleri kapsayan marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi tarafından vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nin 7/c maddesi uyarınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazların da nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu ibarenin Türkçedeki karşılığının her zaman taze veya hep taze olduğunu, başvuru kapsamındaki ürünler yönünden vasıf bildirici ve üstünlük katan içerikte tanımlayıcı bir ibarenin tescilinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, başvuru konusu "FOREVER FRESH" işaretinin bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimi nazara alındığında, kullanılacağı 29.sınıftaki kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler ile 31. sınıftaki tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar yönünden değerlendirildiğinde her zaman taze veya hep taze olmalarının bu ürünlerin bir vasfı olduğu, doğrudan doğruya ve derhâl bir niteliğini, cinsini ve çeşidini belirttiği, hem simgesel ve hem de işletmesel kökenini ifadeye soyut olarak elverişli olmadığı,
ayırt ediciliği haiz olmadığı, mal ve hizmetin bir niteliğini tanımladığını, 556 sayılı KHK’nin 7/c maddesi uyarınca marka olabilme vasfının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8669, K. 2012/14682, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama