KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8703 E., 2012/14723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2009/688-2010/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, Kurumun ve İşletme Müdürlükleri'nin kendi bütçesi veya tasarrufu altında bulunan tüm nakitlerin banka nezdinde açılacak ayrı bir hesapta toplanması, gelirlerinin bu hesaplar üzerinden izlenmesi, giderleri için ise ayrı ve tek bir harcama hesabı oluşturulması,
Kurum'a bağlı olarak faaliyet gösteren müze ve ören yerlerine ve mağazalara P.O.S. cihazları bağlanması hususunda 11.09.2007 tarihli ana protokol ve eki protokoller akdedildiğini, davalı tarafından 07.03.2007-28.06.2007 tarihleri arasında, talimatları dışında açılan 00158007284712569 no'lu hesapta bulunan 709.588,40 TL' nın % 18 den faizinin verilmediğinin görülmesi üzerine , davalı banka şubesine gönderilen ihtarnameyle 27.186,00 TL faizin yatırılmasının istenildiğini, ancak banka tarafından hesaba 17.401,36 TL yatırıldığını, kalan 9.784,64 TL'nın de hesaba aktarılması istenildiği halde ödeme yapılmadığını ileri sürerek,
9.784,64 TL'nın 05.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili bankaya gönderilen yazıda 6183 Sayılı Kanun uyarınca faiz hesaplamasının 36500 yerine 36000'e bölünmesi suretiyle yapılması gerektiği ve bu hesaplama farkından dolayı ortaya çıkan 9.784,64 TL'nın davacı hesabına aktarılması istenildiği halde , medeni ve ticari akitlerden doğan alacakların 6183 Sayılı Kanun kapsamına girmediği için davacı ile müvekkil Banka arasındaki medeni akit kapsamında faiz ödemesi yapıldığını,
diğer yandan Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 67. madde gereğince mevduat faizlerine 01.01.2006 tarihinden itibaren %15 oranlı stopaj uygulaması başlatıldığını, hesaplamanın bu şekilde yapıldığını,ayrıca davacının talebi mahkemece kabul görse dahi faize faiz istemenin yasalara aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, bankacılık uygulamasında ortak bölenin, borçlu cari hesaplarda 36000 olarak uygulanırken , alacaklı cari hesaplarda 36500 olarak uygulandığı, davalı banka tarafından bu uygulamaya paralel olarak ortak bölenin 36500 olarak alındığından; öte yandan davacının faiz hesap tablosunda 9. sıradaki 130 kuruşa ait faizin, 6,44 kuruş olması gerekirken davacı tarafça 6.435,00 TL olarak hatalı toplanmasından meydana gelen fark ile yükümlülüğünde bulunan stopaj tutarını davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8703, K. 2012/14723, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama