KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8761 E., 2011/11182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2009 gün ve 2007/749-2009/112 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/03/2011 gün ve 2009/10258-2011/2950 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tahsil amacıyla davalı bankaya verdiği 20.03.2007 keşide tarihli, 4.500 GBP (İngiliz Sterlini) bedelli çekin tahsil amacıyla muhabir Royal Bank Of Scotland Birmingham'a gönderilmesine rağmen çek aslının muhabir bankadan geri gelmediğinin bildirdiğini, davalı bankanın çek bedelini tahsil etmesi halinde bedeli, tahsil edememesi halinde çeki müvekkile vermesi gerektiğini, çeki iade etmezse bedelini tazmin etmek zorunda olduğunu ileri sürerek, 10.773TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, çekin karşılığı olmadığı için çekin gönderildiği muhabir banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğunu, davanın karşılıksız kaşesi vuran yabancı bankaya karşı açılması gerektiğini, davacının imzaladığı taahhütname ile karşılığı bulunmayan çeklerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmayacağı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle muhabir banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğu, çek aslı yurt dışındaki muhabir bankadan dönmediği için davacıya iade edilemediği, taraflar arasındaki taahhütnameye göre, çeklerin muhabir banka nezdinde kaybolmasından veya karşılıksız çıkmasından dolayı davalı bankanın sorumluluğu bulunmadığının düzenlendiği, taahhütnamede tarih yazılı değilse de taahhütnamedeki imzanın davacı tarafça inkar edilmediği, taahhütnamenin davacı tarafça fesh edildiğine veya geçersiz olduğuna dair iddia bulunmadığı,
taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle taahhütnamenin olaydan önce verilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu taahhüdün davacı için bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8761, K. 2011/11182, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama