KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8783 E., 2012/9144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/361-2011/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006 yılında davalı Banka'nın Kilis Şubesi'nden 146.000 TL konut kredisi kullandığını, bu krediye istinaden satın aldığı konutu davalı lehine ipotek verdiğini, müvekkilinin 2007 yılında ekonomik sıkıntıya düşmesi üzerine aylık ödemelerini aksattığını, ek teminat olarak Niğde'de bulunan taşınmazını ipotek verdiğini, müvekkilinin 2009 yılında tüm şahsi borcunu kapatarak ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğinde banka yetkililerinin müvekkiline, borcunun bittiğini ancak ipotek sözleşmesiyle 20 kişinin daha borcuna garanti verdiğini söylediklerini,
müvekkilinin borcu 146.000 TL olmasına rağmen 2.000.000 TL'lik ipoteğin söz konusu olduğunu, müvekkilinin hataya düşürülerek haksız yere bu senedin imzalatıldığını belirterek tapu sicil müdürlüğünce düzenlenen resmi senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 146.000 TL kredi karşılığında evini Banka lehine ipotek ettirdiğini, ayrıca ipotek belgesinde adı geçen müşterilerin bankadan kullandıkları kredilerin teminat altına alındığını, ipotek senedinin tapu sicil müdürlüğü yetkilileri huzurunda okunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı lehine 2.000.000 TL ipotek tesis ettiği, ipotek konusu taşınmazın ipotek yükü ile birlikte üçüncü kişiye satıldığı, resmi senedin iptali isteminde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, davacının lehlerine ipotek verilen kişileri tanıdığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8783, K. 2012/9144, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama