KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8844 E., 2012/14709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2011 tarih ve 2010/83-2011/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 2007 yılında katılmış oldukları yarışmada “Çekkart” isimli projesi ile ikincilik derecesi aldıklarını, davalı bankanın 2010 yılı içerisinde “Vadekart” ismini verdiği ürünü kamuoyuna açıkladığını, ancak davalının müşterilerine uygulanan bu kartın müvekkillerinin projesinin birebir kopyası olduğunu, davalının bu eylemi neticesinde müvekkillerinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 1.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, basılan tüm vadekartların imha edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu projenini eser niteliği taşımadığını, içeriği açıklanmayan projenin kopyalanmasının mümkün olmadığını, davacıların projesi ile müvekkillerinin ürününün birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının projesinin çok büyük ölçüde benzerinin 2001 yılında Garanti Bankası tarafından çıkarılan Ortakkart adlı üründe ve 2003 yılında Yapı Kredi Bankası tarafından çıkarılan Trio Program adlı üründe kullanılan bir sistem olduğu, davacının sistemi bir yarışmada ikincilik ödülü almış ise de, bu ödül, davacıların dayandıkları vadeli kart sistemini özgün olduğu anlamına getirmeyeceği, bu şekildeki vadeli ve esnek ödemeli kart sistemi yeni olmayıp 2001 yılından buyana sektörde kullanılan bir “ticari iş yapma yöntemi” niteliği taşıdığı,
iş yapma yöntemlerinin de FSEK.'te düzenlenen eser koruması elde edemeyeceği ancak koşullarının mevcut olması durumunda haksız rekabete ilişkin hükümler çerçevesinde korunabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8844, K. 2012/14709, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama