KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8925 E., 2011/14103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2009 gün ve 2008/365-2009/137 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/03/2011 gün ve 2009/9847-2011/2607 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "SARP HAVACILIK+Şekil" ibaresinin 12, 37, 39 ve 43. sınıflarda marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, davalı TPE Markalar Dairesince diğer davalının “ S+SARP+Şekil” markası gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 37, 39 ve 43. sınıfa dahil bir kısım hizmetler yönünden reddine karşı yaptıkları itirazın en son YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin "SARP" ibaresini tescil talebinden önce, kullanmak suretiyle ayırt edici ve tanınmış hale getirdiğini, markalar arasında KHK'nin 7/1-b bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürek, YİDK kararının iptaline ve reddedilen sınıflar yönünden tescilin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusu ile davalı markası arasında KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, "SARP" markasının müvekkili adına tescilli olduğu gibi müvekkili tarafından kurulan şirketin ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının başvurusu ile davalının tescilli markası arasında reddedilen sınıflar yönünden 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, KHK'nin 7/son maddesinde 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından ve davacı başvurusu bu değişiklikten sonra gerçekleştiğinden önceye dayalı kullanımın kanıtlanmasıyla anılan mutlak ret nedeninin aşılması olanağı bulunmadığı ve davalı ...'in tescil işlemleri sırasında itiraz etmediği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden husumet, diğer davalı yönünden ise esastan reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8925, K. 2011/14103, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama