KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/901 E., 2011/1965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2008 tarih ve 2004/448-2008/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, okulların açılma döneminde kırtasiyecilik işi ile uğraşan müvekkilinin 7 koli kitabının taşıma işi ile uğraşan davalıların kusurlu eylemleri sonucu kaybolduğunu ileri sürerek, şimdilik 2.087,971.146-TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurt içi taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle uyuşmazlığa TTK'nun hükümleri uygulanacağı kuşkusuzdur. Ancak, anılan Kanun'un 787 nci maddesinde taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davalarının, birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine açılması zorunluluğu getirilmiştir. Alt taşıyıcı ile üst taşıyıcının müteselsil sorumluuğu düzenlenmemiştir.
Başka bir anlatımla, yük sahibinin birden çok taşıyıcılar aleyhine birlikte dava açamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, birden ziyade taşıyıcı aleyhine dava açılması, hemen davanın reddi sonucunu doğurmamalıdır. Böyle bir durumda mahkemece, davacı tarafa uygun süre verilerek davasını hangi taşıyıcıya yönelttiği hususu sorulmalı ve davaya onun belirlediği taşıyıcıya karşı devam edilmelidir.
Somut olayda mahkemece karar altına alınan tazminattan her iki davalı da müteselsilen sorumlu tutulmuş olup, budurum karşısında, davacı vekiline dava dilekçesi açıklaştırılıp, davasını hangi taşıyıcıya karşı devam ettireceği sorulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2-Öte yandan, davalı şirket vekili müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini açıkça savunmasına rağmen bu savunma üzerinde mahkemece yeterince durulup denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilmesi de kabul şekli bakımından da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/901, K. 2011/1965, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama