KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9049 E., 2012/14597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/04/2011 tarih ve 2010/67-2011/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesini, diğer davalı ...'na devrettiğini, ancak devrin tescil ve ilanının yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirket nezdindeki hisselerini 15.09.2009 tarihinde devrettiğinin tespiti ile devrin ticaret siciline tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının davalı şirketteki payını TTK'nın 520. maddesindeki koşullara uygun olarak devrettiği, ancak davalı şirketçe sicile tescile yanaşılmadığı, davalı şirket defterlerinin incelenmek üzere ibrazının davalılarca sağlanmadığı, bu konudaki isticvap davetiyesine rağmen davalı ...'nın duruşmaya gelmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, hisse devrinin tespiti ile devrin Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketteki payın devredildiğinin tespiti ile devrin Ticaret Sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
TTK'nun 520/1. maddesine göre, limited şirkette bir payın devri şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Başka bir deyişle, ortaklık payının devri ortaklık pay defterine kayıt edilmedikçe devralan kişi limited ortaklığa karşı ortaklık sıfatını kazanmış sayılamaz. Bu nedenlerle, pay devrinin ortaklık defterine kaydı devir alan kişi, ortaklık ve alacaklılar yönünden kurucu niteliktedir.
Mahkemece, her ne kadar devralan davalı ortağa şirket defterlerini ibraz etmek ve hisse devir sözleşmesinin geçerliliğini koruyup korumadığı, geçerli ise ortaklık pay defterine yazılıp yazılmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere çıkartılan isticvap davetiyesinin gereği yerine getirilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, TTK'nun 520. maddesinin yukarıda açıklanan hükmü, emredici hüküm mahiyetinde olup, anılan maddede yazılan koşullar gerçekleşmediği sürece pay devrinin şirkete karşı bir hüküm ifade etmeyeceği gibi, pay devri yapılan kişiler arasında dahi herhangi bir sonuç doğurmayacağı, bu nedenle şirket kayıtlarının incelenmesinin zorunlu olduğu gözden kaçırılmıştır.
Ayrıca, kural olarak ticaret siciline tescilin, istem üzerine ve Ticaret Sicili Memurluğunca yapılacağı ilkesi mahkemece dikkate alınmayıp işlemi yapmakla görevli idarenin yerine geçilerek, davaya konu devrin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın açıklanan gerekçelerle temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9049, K. 2012/14597, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama