KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9135 E., 2012/10028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2010/24-2011/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 19.09.2008 tarihli 12 O 547/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, tenfizi istenen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı vekili Av. .....’na 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de adı geçen vekile tebliğ tarihinden sonra karara karşı yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediği karar tercümesinden anlaşılamamaktadır. Ayrıca karar üzerindeki apostil şerhi de tercüme edilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, bu tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9135, K. 2012/10028, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama