KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9199 E., 2012/3650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2009/181-2010/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi tanzim edildiğini, davalının ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ileri sürerek, şimdilik 7.500 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 42.630,14 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, raporun hüküm vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle, davalının sorumluluğu 50.0000 TL kefalet limitini geçmemek üzere davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, temyize konu uyuşmazlık, krediyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ve 50.000 TL limitle imzalayan davalının, borçtan sorumlu olduğu miktar noktasında toplanmaktadır.
Davalı ..., kredinin asıl borçlusu değil, davacı ile dava dışı ... arasındaki mevcut genel kredi Sözleşmesinin müteselsil kefili bulunmaktadır. BK'nun 484 ve 490 maddeleri ayarınca kefil, borcun aslı ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından ancak kefalet limidi dahilinde sorumludur. Kefilin kefalet limitini aşan bir meblağla sorumlu tutulabilmesi ancak kendi temerrüdünden kaynaklanan borçlar için mümkündür.
Başka bir anlatımla, müteselsil kefiller, kredi borcunun muaccel olduğu tarih itibariyle gerçekleşen kredi borcundan, kefalet sözleşmesinde yazılı limit kapsamında sorumludur.
Kefilin, kefalet limiti üzerinde sorumluluğu, ancak kendi temerrüdünden doğar, muaccel olan borçtan, kefalet limiti miktarınca sorumlu olan kefil hakkında alacaklının keşide edeceği uyarı ile temerrüde düşürülmesi halinde, kefalet limitinin üzerinde ayrıca, temerrüt faizi ve yargılama gideri ile sorumlu olur.
Mahkemece, davacının ıslah dilekçesi nazara alınarak asıl alacak ve faiz toplamı 42.630,14 TL'nın (davalının toplam ödemesi kefalet limiti 50.000 TL'nı geçmemek üzere) davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olup, davalının sınırsız sorumlu olduğu kendi temerrüdünün sonuçlarınıda sınırlı hale getirmektedir. Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davalının sorumlu olacağı miktarın tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9199, K. 2012/3650, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama