KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9206 E., 2011/11203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2010 tarih ve 2010/110-2010/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, karşı tarafın keşideci ve kefili olduğu bono nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bonoda İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı ve borçluların adreslerinin de İzmir olduğu, dolayısıyla yetkili mahkemenin de İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
İİK.nun 258. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati hacze aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Bu madde de HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. Kural olarak ihtiyati haciz kararı için yetkili mahkeme, HUMK.nun 9-27. maddelerine göre belirlenmelidir. Kamu düzenine ilişkin yetki kurulları haricinde mahkemenin yetkisine kendiliğinden bakması söz konusu değildir. İhtiyati haciz talebinin borçlu dinlenerek karara bağlanması halinde yetki itirazının borçlu tarafından açıkça yapılması gerekmektedir. Borçlunun dinlenmesine gerek görülmeden verilen ihtiyati haciz kararlarında ise borçlu, İİK.nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına yapacağı itirazında mahkemenin yetkisizliğini ileri sürmelidir.
Somut olayda talep üzerine doğrudan doğruya yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, ihtiyati hacze konu alacak, bonoya dayanmaktadır. Mahkemece kendiliğinden yetkiye bakılmasını gerektiren bir durum yoktur. Bu durum karşısında, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9206, K. 2011/11203, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama