KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9229 E., 2012/7037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2007/425-2010/1337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye ...Bankası Kayseri Şubesi'ndeki hesabından üçüncü kişiler tarafından internet aracılığıyla 14.04.2006, 15.04.2006, 16.04.2006, 17.04.2006, 18.04.2006 tarihlerinde kredi kartı ödemeleri ve havale işlemleri yapıldığını, sözkonusu zararın doğmasından davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 5.695 YTL'nin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet yöneltilmesi gereken kişilerin havale yapılan şahıslar olduğunu, davacının sözkonusu işlemlerin iradesi dışında yapıldığını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin gerekli önlemleri aldığını, zararın oluşmasında davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda zarar görenin müşteri değil banka olduğu, bankanın bu zararı müşteriye yansıtabilmesi için müşterisinin kişisel bilgilerini koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve bu nedenle bankanın zarara uğramasına yol açtığını ispat etmesi gerektiği; fakat davalı bankanın bu yönde bir delil sunmadığı, bu nedenle davalı bankanın davacının zararını ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.695 TL'nin 18.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının şifresinin üçüncü kişilerce kullanılmak suretiyle davalı banka şubesinde mevcut hesabından yapılan havale yoluyla gerçekleşen zararın davalı bankadan tahsiline yöneliktir.
Mahkemece dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, zarara yol açan eylemlerin bizzat davacının bilgisayarından elde olunan ve saklamakla yükümlü olduğu kişisel bilgileri kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davalı bankanın, sisteme yabancı kişilerin girmemesi için gerekli tüm önlemleri almış olduğu, davacının kişisel bilgilerinin bankanın sisteminden ele geçirilmiş olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede davacının kişisel bilgilerini korumak, üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek konusunda taahhütte bulunduğu açıktır. Keza davacının, opsiyonel olarak sunmuş olduğu ek güvenlik önlemlerine itibar etmediği de sabittir. Tüm bu olgular bilirkişi raporunda vurgulanmıştır. Bu durumda, davacının kişisel bilgilerinin başkalarınca öğrenilmesinde ve ortaya çıkan zararlı sonuçta kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Söz konusu kişisel bilgilerin suç teşkil eden bir eylemle elde edilmiş olması sonuca etkili olmayıp ortaya çıkan zararlı sonuçta davacı kişisel bilgilerini saklamakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle, davalı banka ise kusurlu da olsa bilgisayar güvenliğini sağlamakta yetersiz kalan mudilerinin olabileceği gerçeğinden hareketle, kullanıcılar için ek güvenlik önlemlerini zorunlu kılmamış olmaktan ötürü kusurlu sayılmalıdır.
Tarafların söz konusu kusur durumunun oransal olarak karar yerinde tartışılıp sonucuna göre davacının davalıdan talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken, davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş olması yerinde olmamıştır. Bu nedenlerle Dairemiz çoğunluğunun kararın onanmasına ilişen görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9229, K. 2012/7037, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama