KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9262 E., 2012/16229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2008/143-2011/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı müvekkili şirketin mühendislik ve müşavirlik işleri ile iştigal ettiğini, Ataş Anadolu Tasviyehanesi A.Ş. ile yaptığı sözleşme ile söz konusu firmanın Mersin'de bulunan terminal sahasındaki tankların kumlanması ve boyanması işlerini üstlendiğini, kumlama işleminin yapılması sırasında ortaya çıkan bazalt atığın Kromsan Tarsus-Çamtepe atık depolama tesisine nakledilmesi ve nakil esnasında Tehlikeli Atıklar Yönetmeliği ve Ataş tarafından belirlenen güvenlik kurallarına harfiyen uyulması hususlarında davalı şirketle anlaştıklarını,
ancak 24.1.2008 tarihinde yaklaşık 461 ton atık maddenin anlaşmaya aykırı olarak Kromsan Tarsus-Çamtepe atık depolama tesisine değil, Kazanlı Beldesi Yeni Hal binasının doğusundaki boş araziye döküldüğünü, atıkların Ataş firması tarafından önce kendi sahasına sonra da yönetmeliğe göre Kromsan Tarsus-Çamtepe atık depolama tesisine nakledildiğini, bu işlem için de müvekkili şirketten 60.000,00 TL+KDV talep ettiğini, müvekkili şirketin bu olay nedeniyle Ataş Anadolu Tasviyehanesi A.Ş. karşısında ağır prestij kaybına uğradığını, iddia ederek,
davalı şirketin kusurlu hareketi sonucu fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığı toplam 31.646,89 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ankara 50. Noterliğince düzenlenen müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede zarar miktarının 13.670,58 TL olarak belirtildiğini, yine aralarındaki ilk anlaşmadan müvekkili şirketin 2.876,40 TL alacağı olduğunu,400 ton civarındaki bazalt malzemenin tehlikeli olduğu müvekkiline bildirilmeden saha dışına çıkarılmasının istendiğini, ikinci parti malzemenin nakli için davacı tarafından nakliye ve işçilik bedellerinin ödenmediğini, bir an için müvekkili şirketin hatalı olduğu kabul edilse bile müvekkili şirketten talep edilebilecek miktarın makul ölçülerde,
müvekkili tarafından nakledilen malzemenin Ataş sahasına geri nakli için ödenecek miktar olması gerektiğini, depolama alanına nakli için yapılan giderlerin müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 2. bilirkişi raporunun dosyadaki delillere ve oluşa uygun olup karar vermeye yeterli bulunduğu mahkemece de bu rapora itibar edildiği gerekçesiyle davalıya çekilen ihtarnamede belirtilen, ilk taşımadan kaynaklanan 2.876,40 TL'nın de mahsubu ile davanın kısmen kabulüne 4.670,58 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanan meblağın yanlış yere dökülen atıkların ATAŞ deposuna atılması ve oradan da tekrar yüklenerek Kromsan Tarsus-Çamtepe atık depolama sahasına götürme ücreti olmasına, ayrıca davadan önce davacının davalıya gönderdiği 17/03/2008 tarihli ihtarnamede de davalının alacaklı olduğu miktarın davacının borcundan mahsup edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9262, K. 2012/16229, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama