KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/935 E., 2011/4317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 gün ve 2007/308-2009/633 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.10.2010 gün ve 2010/4251 - 2011/10366 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekillerinden ...ve ...' nin oğlu olan diğer müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kaza sonucu iki bacağının kopacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, % 100'e yakın çalışma gücünü kaybettiğini, çocuk yaşta sakat kaldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davacı ... için 34.909,31 YTL sürekli iş göremezlik tazminatı, 996,06 YTL geçici iş göremezlik tazminatı, 123,10 YTL tedavi masrafı, 19.072,56 YTL bakıcı masrafı ve 50.00 YTL taksi ücreti olmak üzere toplam 55.151,07 YTL maddi ve 10.000.000.000 TL manevi, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 7.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı zarar görenin tam kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.10.2010 günlü ilamında belirtilen gerekçelerle bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen kaza sonucu oluşan yaralanma dolayısıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen 2007/308 Esas-2009/633 sayılı Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce ..../...
yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 18.10.2010 günlü bozma ilamının 2 numaralı bendinde yardımcı kişinin bir tam günün 1/3’üne isabet eden çalışmasıyla zarar görenin ihtiyaçlarını karşılayabileceği, dolayısıyla yardımcı kişi tazminatının hesabında bir tam günün anılan oranına isabet eden mesaisinin karşılığı ücretin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğine uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında işaret edilmesine rağmen mahkemece,
bu kalem tazminatı yazılı biçimde belirtilen bu ilkeden farklı şekilde hesaplayan bilirkişi raporunun benimsenip hükme esas alınmasının da doğru bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasına karar verilmiş ise de yapılan inceleme sonucu yardımcı kişiye ödenecek tazminatın hesabında bozmada belirtilen ilkeye uyulduğu,
net asgari ücretin 1/3’ünün hesaplanarak bulunan miktar üzerinden davalının kusur oranına isabet eden miktarın hesaplanması sonucu yardımcı kişiye ödenecek tazminatın tespit edildiği ve mahkemece usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bu konuda hüküm kurulmuş olmasına göre, mahkemece yardımcı kişiye ödenecek tazminata ilişkin olarak yaptırılan hesaplamanın doğru olduğu anlaşılmakla hükmü temyiz eden davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde bozma karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile bozma ilamının 2 numaralı bendinin kaldırılarak bozma ilamından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/935, K. 2011/4317, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama