KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9438 E., 2013/12374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2011 tarih ve 2008/62-2011/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.08.1999 tarihinde Ege Bank ...ubesi'nde yıllık %9 faizle 280.000 DM'lik bir hesap açtırdığını, hesabın aylık dönemler itibariyle yenilendiğini, Egebank'ın TMSF'na devredilmesinden sonra davacı hesabının Sümerbank A.Ş.'ne aktarıldığını, mevduat hesabındaki parasını almak isteyen davacıya, paranın off-shore hesapta olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, oysa ki müvekkilinin bu yönde bir talimat vermediğini ileri sürerek, 300.297 DM karşılığı 153.542 Euro'nun 12.10.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, dava konusu olayda davacının müvekkili bankaya müracaat ederek parasının Egebank Off-Shore Ltd.'e havale edilmesi yönünde talimat verdiğini, havale bankası olan müvekkilinin davacının iradesi ve istemi doğrultusunda havale işlemini gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı TMSF'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı TMSF aleyhinde açılan davanın reddine, davalı ...Ş.
Aleyhine açılan davanın ise kabulüne dair verilen kararın dosya borcunu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu yapılan bozma üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda alınan birikişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işlemin Egebank A.Ş. ...ube Müdürlüğü görevini de yürüten ve davacı adına her türlü hesaptan para çekmeye yönelik vekaletnamesi de bulunan dava dışı... tarafından hiçbir açıklama yapılmadan paranın çekilmesi işleminde davalıların kusurlu veya kusursuz sorumluluklarını gerektiren uygun illiyet bağının saptanamadığı,
işlemin davacı tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak yapıldığı, bu nedenle davacı yönünden bir zarar oluşmuş ise bu durumun davacı ile dava dışı Özender arasındaki vekalet sözleşmesine göre iç ilişki kapsamında çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka nezdinde davacı adına açılmış bulunan hesaptaki paranın davalı bankanın personeli tarafından davacının bilgisi ve talimatı olmadan çekildiği iddiasıyla çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece verilen ilk kararda davacıya ait hesapta bulunan 300.297 DM'nin banka çalışanı tarafından hesap sahibi davacının talimatı dışında
-/- -2-
yapılan işlemler ile zimmetine geçirildiği, yapılan ödemelerin davacıya vekaleten olmayıp, banka müdürünün usulsüz talimatı çerçevesinde gerçekleştiği, banka çalışanının eylemlerinin zimmet olarak kabul edildiği, davalı bankanın çalışanının usulsüz işlemlerinden dolayı sorumlu olduğu gerekçeleriyle davalı banka sorumlu tutulmuştur.Davacı tarafından banka çalışanı...'a 23.08.1999 tarihinde verilen vekaletname ile bankadaki hesaplarından para çekme, hesaplardaki parayı tamamen çekerek hesabı kapatma yetkisi de dahil olmak üzere hesaplar üzerinde geniş yetkiler tanındığı anlaşılmıştır.Davacı,
banka personelinin müşterisinden vekaletname alarak iş ve işlemleri takip etmesinin İç Hizmet Yönetmelikleri ile bankacılık teamüllerine aykırı olduğunu, vekaletnamenin de banka personeline hiçbir zaman teslim edilmediğini ve hiçbir işlemde kullanılmadığını ileri sürmüştür.Dairemizce yapılan 22.05.2007 tarihli bozmada söz konusu yönetmeliğin incelenerek banka çalışanının mudilerden vekaletname almasının ve bu vekalet ile çalıştığı bankada mudi adına bankacılık işlemi yapmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Ege Bank A.Ş.'nin İç Hizmet Yönetmeliğinin bulunmadığı anlaşılmış olup, banka personelinin müşterilerden vekaletname almasını ve vekaletname ile işlem yapmasını yasaklayan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı,
davacı tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak hesaptan para çekilmesi işleminde davalıların sorumluluklarını gerektiren uygun illiyet bağının saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bozma ilamında İç Hizmet Yönetmeliği'nin bulunup bulunmadığının tespiti istenerek buna göre davalı bankanın sorumluluğunun değerlendirilmesi istenmiştir.Davalı bankanın İç Hizmet Yönetmeliği'nin olmadığı,
bu nedenle davalı banka personelinin müşterilerden vekaletname almasının mümkün olduğu kabul edilse bile bu durum tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Bankalar, mülga Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından bile sorumlu olup, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı yine mülga Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca sorumludur.Bu madde uyarınca işverenin sorumluluktan kurtulması 55. maddeye göre daha ağır koşullara bağlanmıştır.Somut olaya gelindiğinde davacı dava dışı...'ı parasını yatırdığı banka şubesinin müdürü olmasından dolayı da vekil olarak tayin ettiği,
davacının dışarıdan birisi yerine davalı banka çalışanını vekil olarak tayin etmesindeki amacının parasının en iyi ve verimli şekilde değerlendirilmesi ve korunması amacına yönelik olup, esasen bankaya duyduğu güvenin sonucu olarak banka çalışanını vekil olarak tayin etmiştir.
Vekil olarak tayin edilen dava dışı banka çalışanının davacının hesabından çektiği parayı davacının yararına kullandığı ve harcadığı hususlarının da kanıtlanamadığı gibi anılan banka çalışanının başka müşterilere karşı da aynı şekilde yaptığı eylemlerle hesaplarından paralar çektiği, eylemlerinden dolayı ceza mahkemesinde yargılanarak mahkum olduğunun da anlaşılmasına göre, davacının hesabından davalı bankanın çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlemler sonucu haksız olarak çekilen paradan dolayı davalı bankanın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş,
kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, davalı TMSF'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı TMSF aleyhinde açılan davanın reddine, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen kararın, dosya borcunu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan bozma üzerine,
bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda alınan birikişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işlemin Egebank A.Ş. ...ube Müdürlüğü görevini de yürüten ve davacı adına her türlü hesaptan para çekmeye yönelik vekaletnamesi bulunan, dava dışı... tarafından hiçbir açıklama yapılmadan çekilmesi işleminde, davalıların kusurlu veya kusursuz sorumluluklarını gerektiren uygun illiyet bağının saptanamadığı, işlemin davacı tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak yapıldığı,
bu nedenle davacı yönünden bir zarar oluşmuş ise, bu durumun davacı ile dava dışı Özender arasındaki vekalet sözleşmesine göre, iç ilişki kapsamında çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararında da belirtildiği gibi, davacı tarafından banka çalışanı...'a 23.08.1999 tarihinde verilen vekaletname ile, bankadaki hesaplarından para çekme, hesaplardaki parayı tamamen çekerek hesabı kapatma yetkisi de dahil olmak üzere, hesaplar üzerinde geniş yetkiler tanındığı konusunda ihtilaf yoktur.
Yine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sonunda, iddia edildiği gibi Ege Bank A.Ş.'nin İç Hizmet Yönetmeliğinin bulunmadığı anlaşılmış olup, banka personelinin müşterilerden vekaletname almasını ve vekaletname ile işlem yapmasını yasaklayan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, davacı tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak hesaptan para çekilmesi işleminde, davalıların sorumluluklarını gerektirecek uygun illiyet bağının saptanamadığı belirlenmiştir.
Sayın çoğunluk görüşünün aksine, davacının, dava dışı...'ı, parasını yatırdığı banka şubesinin müdürü olmasından dolayı ve bankaya duyduğu güvenin sonucu olarak vekil olarak tayin ettiğine dair bir delil yoktur. Duyulan güven ve sunduğu hizmetler gibi değişik sebeplerle, bir bankanın tercih edilmesi ve para yatırılması mümkündür. Ancak, bankaya duyulan güven nedeniyle, bankanın herhangi bir çalışanına, hesap üzerinde her türlü tasarruf yetkisi veren vekaletname verilmesi, olağan bir durum değildir.
Davacının hesabındaki para, vekili tarafından çekildiğinden, söz konusu paranın, davacının yararına kullanılıp kullanılmadığı hususu, bu davanın konusu olmayıp, vekilin sorumluluğu kapsamında değerlendirilebilecek bir konudur.
Somut olayda, vekilin banka çalışanı olmasının neticeye etkisi yoktur. Aynı yetkilerle donatılmış bir vekil, banka çalışanı olmasa dahi, vekaletnamedeki yetkilerini kullanabilecek, vekili olduğu kişinin hesabından para çekebilecektir.
Sadece, davacının vekalet verdiği kişinin davalı bankanın çalışanı olması, bu kişinin görevi ile ilgisi olmayan bir konuda, hesap sahibinin vekili sıfatıyla yaptığı bir işlemden dolayı, bankanın sorumlu tutulması için yeterli değildir. Somut olayda, mülga 818 sayılı BK'nın 100. maddesinin uygulama yeri yoktur.
Bu nedenlerle, yerel mahkemece uyulan bozma kararı gereğince araştırma yapılıp, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyorum. 13.06.2013
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9438, K. 2013/12374, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama