KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9495 E., 2011/12980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2009 gün ve 2008/31-2009/358 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/05/2011 gün ve 2009/12495-2011/5270 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 01.01.2002-31.12.2002 tarihleri arası hazine bonosu aldığını, banka tarafından kendilerine verilen 27.01.2003 tarihli belgede faiz gelirlerinin 164.504,80 TL olarak bildirildiğini, buna göre vergi dairesine beyanname verdiklerini, sonradan bankanın vergi dairesine gelirlerini 297.130 TL olarak bildirdiğini, bu nedenle vergi ve gecikme cezası olarak 12.676,40 TL ödediklerini, bankanın kendilerine hatalı bildirimde bulunması nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 12.676,40 TL'nın 28.05.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının elde etiği geliri kendisinin bilmesi gerektiğini, kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bankadan 01.10.2001 tarihli, 06.03.2002 vadeli ve 06.03.2002 tarihli, 28.08.2002 vadeli hazine bonosu aldığı, 2002 gelirleri toplamının 297.129,80 TL olduğu, 06.03.2002 tarihinde davacıya bankaca ödemede bulunulduğu, aynı gün ikinci hazine bonosu alım işleminin yapıldığı, davacının hazine bonosu alımı sonrası elde edeceği geliri bilebilecek ve hesaplayabilecek durumda olduğu halde vergi dairesine eksik beyanda bulunduğu, bankanın kusuru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
#########
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9495, K. 2011/12980, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama