KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9541 E., 2012/19362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2011 tarih ve 2009/15-2011/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tıp doktoru olduğunu, uzun yıllardır bu alanda çalıştığından hastanelerin bankalardan kredi alırken uyulması gereken prosedürü ve gerekli dökümantasyonu hazırlama konusunda donanıma sahip olduğunu, kredi başvurusu sırasında ibrazı istenen belgelerden en önemlisinin yatırım global listesi olduğunu, bunun bir tıbbi ekipman listesinden oluştuğunu, 2005 tarihinde müvekkilinin PAL-MED hastane projesinin dökümantasyonunu yaptığını ve o dönemde kendisinin hazırladığı global yatırım listesi ile davalı ...Ş.'ye kredi başvurusu yapıldığını,
2008 yılında ise müvekkilinin çalıştığı MEDİPOL hastanesinin davalı Banka'ya yaptığı kredi başvurusu sırasında davalının dava dışı MEDİPOL şirketine gönderdiği global yatırım listesinin müvekkili tarafından 2005 yılında hazırlanan dökümanların aynısı olduğunu, diğer dökümanların ise büyük ölçüde benzerlik taşıdığını, böylece davalının tamamen müvekkili tarafından hazırlanan ve hastane kredilerinde büyük önem arz eden dökümantasyonu müvekkilinin izni olmadan kullandığını, davalı şirketin bunu kaç kez kullandığının kendileri tarafından bilinemediğini, global yatırım listesinin müvekkili tarafından 2 yıl emek harcanarak hazırlandığını,
davalının ise bunu kullanarak büyük miktarda kâr elde ettiğini, global yatırım listesinin, kredinin %1'i üzerinden ücretlendirildiğini, müvekkili tarafından hazırlanan global yatırım listesinin FSEK anlamında eser niteliği taşıdığını, eser olarak kabul edilmese bile davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 7.500 TL maddi 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 16.585,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının hak iddia ettiği yatırım global listesinin FSEK anlamında eser niteliği taşımadığını, dava konusu listenin müvekkili banka tarafından hazırlandığını, dava konusu listenin Sağlık Bakanlığı tarafından da kullanıldığını, müvekkilinin haksız bir kullanımının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hazırlanan global yatırım listesinin FSEK anlamında eser olmadığı, dava konusu listenin davalı tarafından kullanıldığı ve davalının bu kullanımının TTK'nun 56 ve 57. maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiği gerekeçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.585 TL maddi 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarı bakımından, karara tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12 maddesine göre davacı lehine 1.650,00 TL ücreti vekalete hükmetmek gerekirken, 3.640,20 TL ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9541, K. 2012/19362, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama