KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9564 E., 2012/16652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2010/3-2011/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile borçlu ASA Limited Şirketi arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesine 10.000 TL limit ile kefil olduğunu, ayrıca sözleşme imzalanırken iki adet boş senedin de teminat olarak müvekkiline imzalatıldığını, kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmesine rağmen boş senetlerin 7.500'er TL olarak düzenlenmesi üzerine 26.08.2009 tarihinde senet bedellerinin ödendiğini, ancak ihtirazi kayıtla ödenen ve teminat senedi olarak verilen senetlerden dolayı borcunun olmadığını ileri sürerek ödenen bedelin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetlerin teminat senedi olmadığını ve ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen 28.02.2005 tarihli kredi sözleşmesine konu borcun 19.04.2006 tarihinde kapandığı, sonradan yapılan kredi sözleşmelerinde borçlu ile başka kefillerin imzalarının bulunması nedeniyle davacının 19.04.2006 tarihinde kefaletinin sona erdiği için akdedilen sonraki sözleşmelerden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün bulunmadığı,
davaya konu iki senedin borç ilişkisinin sona erdiği 19.04.2006 tarihinden sonra davacı tarafından imzalanmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davacının ödenmiş kredi borcunun teminatı olarak imzaladığı anlaşılan senetlerden dolayı borcu borçlu olmadığının tespitine, ödediği 15.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren T.C. Merkez bankasınca kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9564, K. 2012/16652, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama