KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9580 E., 2011/12526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 gün ve 2008/418-2009/289 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/04/2011 gün ve 2009/11789-2011/4558 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 oranında azınlık haklarına sahip ortağı olduğunu, 04/06/2008 tarihindeki 2007 mali yılı genel kuruluna katıldığını ve TTK. 337 maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin ikinci kez ertelenmesi ve müvekkilinin %10 azınlık hakkını kullanarak özel denetçi tayini isteğinin, Genel Kurul tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TTK.
348. maddesi uyarınca geriye dönük 2 yılın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesini, kayıt dışı gelirler ve şirketin uğradığı zarar miktarı ile sorumluların tespit edilmesini, defter ve kayıtların özel denetçi nezaretinde tutulmasını, şirketin yönetim kurulu üyelerinin banka hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir konulmasını, şirket yönetimine kayyum atanmasını ve tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle suç duyusunda bulunulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, özel denetçi tayini hususunda TTK. 348. maddesi gereğince davacının sahip olduğu pay senetlerini muteber bir bankaya tevdi etmek sureti ile dava şartını yerine getirmediğini, davacının iddialarının hukuki dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı hisse senedi yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen kesin sürelerde yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9580, K. 2011/12526, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama