KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9661 E., 2012/16839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2010 tarih ve 2007/815-2010/565 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 13/09/2003 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin davalı tarafından 3 aylık fesih bildirim süresine uyulmadan tek taraflı olarak 15/07/2005 tarihinde feshedildiğini, bu fesih nedeni ile müvekkilinin ödediği 5.000 USD isim hakkı ve 1.500 USD program kurulum bedelinin geri alınamadığını, müvekkilinin işyeri ve araçlarına davalının isteği üzerine logo ve isim yazdırmış olduğunu ancak fesih nedeni ile eski hale getirdiğini ancak bunların eski hale getirme bedellerinin ödenmediğini,
fesihten sonra cari hesaptan çekilen 2.250 TL'lik çek bedelinin iade edilmediğini ve 3 aylık bildirim süresine uyulmaması nedeni ile kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek 5.000 USD isim hakkı, 1.500 USD program kurulum bedeli, 2.250 TL çek bedeli, sözleşme uyarınca yapılan masraf, feshi ihbar alacağı ve mahrum kalınan kâr olmak üzere 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödediği isim hakkı ile program kurulum bedelinin geri dönüşümsüz olarak ödendiğini, talep ettiği çekin karşılıksız çıktığını, sözleşmenin tasfiye nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini ve davacının zararını ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 1500 USD bedelin davacı tarafından davalıya ödediğinin kayıtlardan tespit edilemediği, 5000 USD'nin geri dönüşümsüz olarak ödendiği, 2.250 TL bedelli çekin cari hesaba mahsuben alındığı ancak karşılıksız çıktığı için davacıya iade edildiği, davalının fesih ihbarını TTK'nun 20/3. maddesindeki şekil şartlarına uymadan yapmasına rağmen 3 aylık fesih ihbar süresine uyarak her zaman fesih olabileceğinden logo yazma masrafının yerinde bulunmadığı ve tasfiyeye giren şirketin acentesinin bir geliri bulunmayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9661, K. 2012/16839, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama