KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9668 E., 2011/14623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2008 gün ve 2007/134-2008/573 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/11/2010 gün ve 2009/5494-2010/12059 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline dava dışı Ali Toklucu'nun davalı Bankanın Boğazlıyan Şubesi aracılığıyla 20.01.2004 tarihinde gönderdiği 25.000,00 TL havale bedeline dava dışı Ali Toklucu'nun aynı tarihte verdiği ödemeden men talimatı üzerine bloke konulduğunu, Ali'nin açtığı menfi tespit davası sonunda davanın reddine ve paranın davacıya ait olduğunun tespitine karar verildiğini, davalı bankanın isteği üzerine tevdi mahali tayin edilen dava dışı Ziraat Bankası Boğazlıyan Şubesinden 04.12.2006 tarihinde davacının tahsil edebildiğini, davalı Bankanın haksız bloke koyması sonucunda paranın nemalandırılamadığını ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL'nın tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile istemini 21.638,19 TL'na çıkartmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,dava dışı Ali'nin havale ettiği para üzerinde tasarruf yetkisi davacıda iken davalı Bankanın Ali'nin talimatı üzerine bloke koyması, sonrasında Ali'nin davacı aleyhine açtığı dava sırasında tevdi mahali tayin ettirmek suretiyle parayı dava dışı Ziraat Bankası Boğazlıyan Şubesine yatırması nedeniyle davacının parayı nemalandırmasının engellendiği, tevdi mahallinde bulunan paranın davacı tarafından nemalandırılmasının beklenemeyeceği ve böyle bir sorumluluğun davacıya yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulnmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava davacıya dava dışı 3.kişi tarafından gönderilen havale talimatına davalı banka tarafından aynı şahsın vermiş olduğu ödemeden men talimatına istinaden haksız olarak bloke konulduğu,davacının alacağına ancak açmış olduğu dava sonucunda kavuşabildiği bankanın doğan zarardan sorumlu olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bazı hallerde borçlunun ifaya hazır olmasına karşın borcun yerine getirilmesi borçluya atfı kabil olmayan bir takım nedenlerle mümkün olmayabilir.Bu takdirde borçlu tevdi hakkını kullanmak suretiye borçtan kurtulur.Borçlar Kanunun 95.maddesi hükmüne göre borcun ifasına engel olan hallerden birisi de alacaklının şahsında tereddüt hasıl olmasıdır.
Somut olayda dava dışı Ali Toklucu tarafından davalı bankaya 20.01.2004 tarihli havale talimatı verilmiş,bilahare aynı gün verilen ikinci talimatla havale talimatı iptal edilmiş,iki gün sonra Ali Toklucu ile işbu davanın davacısı arasındaki uyuşmazlık mahkemeye intikal etmiş,bu uyuşmazlık esnasında banka tevdi mahalli tayini kararı alarak parayı mahkemece belirlenen hesaba yatırmıştır.Davacı tarafından tevdi mahalli tayini kararına karşı yapılmış bir itiraz ise bulunmamaktadır.Bu durumda bankanın ancak hesaba bloke koyduğu tarih ile tevdi mahalli tayini kararı üzerine mahkemece belirlenen hesaba parayı yatırdığı dönem arasında kalan davacı
zararından sorumlu olacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken bloke tarihi ile 04.12.2006 tahsil tarihi arasında kalan dönem için zarar hesabı yapılması doğru görülmediğinden davalı banka vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2009/5494 E,2010/12059 K sayılı onama kararının kaldırılarak,yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9668, K. 2011/14623, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama