KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9689 E., 2012/16653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2005 tarih ve 2003/830-2005/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin acentesi olarak faaliyet gösteren davalının cari hesabının 11/10/2002 tarihinde kat edildiğini ve bu tarih itibariyle davalının müvekkiline 25.000 TL borçlu bulunduğunu ileri sürerek bu miktarın 11/10/2002 tarihinden itibaren işleyecek % 120 sözleşme faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi gereğince dönem içerisinde tanzim ettiği poliçelerden tahsil edip davacı şirkete aktarmadığı primlerden dolayı dava tarihi itibariyle 256.797.629.896 TL borçlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı olarak 25.000 TL'nın 17/10/2002 tarihinden itibaren %120 faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ...'in aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenen acentelik sözleşmesine kefil olan diğer davalıların imzaladıkları kefaletnamede, davalının acentelik sözleşmesi nedeniyle sigorta şirketi lehine doğacak her türlü alacağın 20.000 TL'sına kefil olmasına ve kefalet limitinin bu şekilde belirlenmesine rağmen, mahkemece kefalet limiti gözardı edilerek davalının 25.000 TL asıl alacakla sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, bu miktara, kefaletnamede yazılı olduğu üzere, borç miktarının kefile tebliğinden itibaren faiz işletilebilecek iken davalıya davadan önce bunun ödenmesi yönünde ihtar gönderilip gönderilmediği araştırılmadan asıl alacak bakımından hesabın kat tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9689, K. 2012/16653, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama