KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/976 E., 2012/9211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.10.2010 tarih ve 2008/122 - 2010/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, Amerika'daki firmanın "Zerust" markası ile pazarladığı pas önleyici ambalaj ve koruma malzemelerini ülkemizde piyasaya sunan distribütör şirket olduğunu, "VCI"nın ambalaj malzemeleri üzerine uygulanan paslanmayı önleyici bir maddenin ve tekniğin adı olup, davalı şirketin aynı türde pas önleyici kağıt ve naylon torba imali ile uğraştığını, davalının "VCI" ibaresini kötü niyetle tescil ettirdiğini ve müvekkilinin ürünlerini toplattığını, söz konusu ibarenin, ticaret alanında herkesçe kullanılan bir tanım ve genel anlam ifade ettiğini, 556 sayılı KHK'nin 7/a,
c ve d bentlerinde mutlak ret nedeni olarak düzenlendiğini, yardımcı unsur olarak kullanılabilen ancak ayırt edicilik unsurunun bulunmaması nedeniyle tek başına kullanılmaması gereken bu ibarenin davalının tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1992 yılında kurulan müvekkili şirketin, uçucu pas önleyici ambalaj üretimini Türkiye'de yapan tek kuruluş olduğunu, bu ürünün, ithal veya üretim yoluyla ülkemizde tanıtımını gerçekleştirdiğini, 1997 yılında tescil ettirdiğini, davanın süre yönünden reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markada bulunan VCI ibaresinin “VOLATİLE CORROSION INHIBITOR” veya “VAPOR CORROSION INHIBITOR” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma olduğu, ilgili sektörde korozyon önleyici bir ürün olarak algılanan bu ibarenin belirgin bir şekilde tanımlayıcı olması nedeniyle tescilinin mümkün bulunmadığı, dava tarihine kadar dahi kullanımla ayırt edicilik kazanmadığı ve bu ibarenin piyasada halen aynı şekilde algılandığı, davalı şirket ile özdeşleşmediği, tanımlayıcı olmaktan kurtulamadığı,
aynı sektörde bulunan ve VCI ibaresinin sektördeki algılama biçimini ve anlamını bilen ve bilebilecek durumda olan davalının tescilinin kötü niyete dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 191892 nolu markanın hükümsüzlüğüne, TPE sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/976, K. 2012/9211, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama