KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10082 E., 2012/13176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2012/41-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ihyası istenilen dava dışı şirket adına kayıtlı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, tapuda işlem yapmak isteyen müvekkilinin söz konusu şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiğini, limited şirketin tasfiyesinin yasaya uygun biçimde yapılmadığını ileri sürerek, dava dışı Metro İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Memurluğu temsilcisi, dava konusu terkin işleminden dolayı kendilerinin kusurlarının bulunmadığını, davanın kabulü halinde aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., dava dışı şirketin tasfiye memuru olarak gereken işlemleri yerine getirdiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin davada hasım olmasının gerektiği, davalı ...'nın işbu dava ile ilgisinin bulunmadığı, diğer davalının ise ancak ihyası istenen şirket ile birlikte hasım olmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte olup somut olayda da ihyası istenilen şirketin tasfiye memuru ile ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltildiğine göre mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10082, K. 2012/13176, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama