KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1010 E., 2012/2315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2011 tarih ve 2011/128-2011/128 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu bonoda zorunlu olarak olması gereken lehtar adının olmadığını, senetle ilgili müvekkiline ihtar yapılmadığını söz konusu belgenin senet vasfı taşımadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için senedin bono vasfında olmasının şart olmadığını, mahkemenin alacağın varlığın hakkında kanaat edinmiş olmasının yeteceğini savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre hacze konu bonoda lehtarın bulunmadığı, bonoda lehtarın yazılmasının zorunlu unsur olup, yazılmadığında bono vasfını yitireceğini, her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talebin kambiyo senedine bağlı olması gerekmeyip alacağın varlığına ve vadesinin geldiğine ilişkin belgelerin sunulması yeterli ise de, sunulan belgelerde alacaklının dolayısıyla ihtiyati haciz talep etme hakkına sahip kişinin açıkça belli olması gerektiği gerekçesiyle mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1010, K. 2012/2315, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama