KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10225 E., 2013/13907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2011/383-2012/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 22.02.2012 tarihinde vefat eden eşi ...'nin dava konusu şirketlerin hissedarı olduğunu, davacının mirastan feragat sözleşmesi gereği eşine mirasçı olamadığını, sonradan ortaya çıkan el yazısı vasiyetname ile müvekkilinin miras hakkından faydalanmasının vasiyet edildiğini, bu konuda açılmış davalar bulunduğunu, şirketlerin iyi yönetilmediğini, eşinin ölümünden önce bankalardan çekilen kredilerinin ödenmediğini, müvekkilinin uğrayacağı zararların telafi edilemeyecek boyutta olduğunu ileri sürerek... İnşaat San. Ltd. Şti ve ...Mobilya Ltd. Şti'ne kayyum tayinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar ......, ..., ... ve davalı şirketlerin vekili, davacının mirastan feragat ettiğini, şirketlere ortak olmadığını, dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, aktif dava ehliyetinin olmadığını, şirketlere kayyum tayinine karar verilmesini gerektirecek sebeplerin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca şirket ortağı bulunmayan davacının gayrireşit çocuklarının şirket ortağı olduğu, her ne kadar davacı çocuklarına velayeten bu davayı açmamış ise de, Çocuk Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun gereğince velisi sıfatıyla bu hakkının bulunduğu, Türk Medeni Kanunun 427/4'üncü maddesi uyarınca da bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağının düzenlendiği, şirketlerin kötü yönetildiği,
sermayesini kaybettiği, yöneticilerin şirketi bilerek zarara uğrattığı iddiasında Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin tartışılıp, değerlendirilmesi gerektiği, şirketin ortaklar kurulu kararı ile atanmış müdürünün ...... olduğu, SMMM bilirkişiden alınan raporda şirketlerin yönetiminde zaafiyet olmadığı, borçların ödendiği, bankaya gecikmiş taksit bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10225, K. 2013/13907, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama