KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10233 E., 2013/9387 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2013
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/256-2012/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının başka bir LPG dağıtım firmasının bayiliğini yaptığını, ancak davalıya ait işyerinde müvekkilinin tescilli Mogaz markasını taşıyan 10 adet boş tüp bulunduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkili firmaya ait tüpleri aykırı bir şekilde elinde bulundurduğunu ileri sürerek,haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespitine,durdurulmasına, davalının işyerinde depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Mogaz markalı tüplerin toplatılmasına ve bu tüplerin imha edilmesi suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men'ine, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüplerin takas amacıyla bulundurulduğunu, dolum ve satışının yapılmadığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak,davalının bayisi olmadığı halde davacıya ait orijinal boş ve dolu tüpleri işyerinde veya bunların eklentisinde bulundurmasının 556 sayılı KHK anlamında marka hakkının ihlali niteliğinde olmadığı, buna karşın, davalının tüpleri piyasadan toplamak sureti ile kullanılamaz hale getirmiş olmasının, davacının bu tüplerinin dönüşümünü yapamamasına ve dolayısıyla abone ve kar kaybına uğramasına yol açacağı, bunun ise TTK'nun 56. ve 57/10 maddeleri gereğince haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalının işyerinde depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile
bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Mogaz markalı tüplerin toplatılmasını ve imha edilmesi suretiyle haksız rekabetin men'ine, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin men'ine ve manevi tazminata karar verilmiştir. Bu durumda kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat talepleri nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerine hangi talebe ilişkin olduğu açıkça belirtilmeksizin tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10233, K. 2013/9387, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama