KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10255 E., 2013/13010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 tarih ve 2009/72-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili katılma yolu ile birleşen davanın davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 11.06.2007 tarih ve... Y numaralı faydalı model belgesi sahibi olduğunun, 25.02.2009 tarihinde müvekkili aleyhine yapılan delil tespiti sonucu öğrenildiğini, ancak anılan faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK’nın 156. maddesi hükmü uyarınca buluş ve yenilik özelliği taşımadığını ileri sürerek, davalıya ait... Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince imalatı yapılan bina içi ve dışında yer ve yön bulunmasının sağlanması amacıyla kullanılan kavisli (bombeli) yönlendirme aparatına ilişkin olarak dava konusu faydalı model belgesinin alındığını, davacı tarafından bu ürünün tamamen taklit edilerek satışının yapıldığının delil tespiti dosyası ile belirlendiğini, faydalı model belgesi ile korunan buluşun yeni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkiline ait... Y kod numaralı faydalı model belgesiyle koruma altına alınan modüler yönlendirme sistemlerinin, davalı tarafça taklit edilmek suretiyle pazarlandığını, bastırmış olduğu katalogda bu ürünlerin teşhir edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin faydalı model belgesinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasını, men’i ve ref'ini, tecavüz oluşturan alet, katalog, vb. ürünlere el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, asıl davada davacı tarafça sunulan numune ve dokümanların dava konusu faydalı model belgesinin yeniliğini ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
birleşen davada ise, davalıya ait ürün ve kataloğun, davacıya ait faydalı model belgesi ile koruma altında olan özelliklerin tümünü içerip ve bu belgeden doğan hakları ihlal ettiği, davacının tercihine göre 551 sayılı KHK'nın 141/I-(b) maddesi hükmü uyarınca faydalı modele tecavüz edenin faydalı model konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanç esas alınarak hesaplanan yoksun kalınan kara, ihlale konu faydalı modelin, ürüne talebin oluşmasında belirleyici bir etkisi olması nedeniyle KHK'nın 141. maddesine göre %10 oranında artışın ilavesiyle maddi tazminatın belirlendiği,
ihlalin niteliğine, süresine, yoğunluğuna sonuçlarına, tarafların ekonomik ve ticari durumlarına göre manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait TR 2007/4000Y sayılı faydalı modele tecavüzün durdurulmasına, men ve ref’ine; bu kapsamda tecavüz oluşturan üretim, satış, tanıtım eylemlerinin önlenmesine ürünlerin üretimine özgülenen alet, teçhizat ve kalıplara el konulmasına.
7.253,59 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, takdiren 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; gerekçe özeti ve hüküm fıkrasının ilanına; fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile birleşen davanın davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili katılma yolu ile birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10255, K. 2013/13010, 21 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama